Böyle güzel videolar bulduğumda paylaşmak istiyorum. Patrick Lawler adlı gencin kendi arkadaşı Jordan'ı takla atarken çektiği çok basit bir teması olan ama bir o kadar güzel bir tarza, kamera açılarına ve montaja sahip olan kısa filmi. Herşeyi ile izlemesi çok keyifli bir film müziğin de kattığı havayı es geçmemek lazım.
Son dönemde reklamcılıkta gerçekten çok ilgi çekici yöntemler ve uygulamalar deneniyor. Pekin'in finans merkezinin sokaklarında turlayan bu ilginç kamyonet de bunun en güzel örneklerinden. Üzerinde kocaman mouse imleci bulunan bu kamyonet, DHL' in Çin'deki 24 saat online takip sisteminin reklamını yapmak üzere insanların dikkatini çekmekle kalmıyor; telefonla yapılan siparişlerin bir anda düşmesine ve online siparişlerin de kayda değer bir şekilde yükselmesine neden olmuş. Gerçekten takdire şayan.
Alfred Hitchcock filmlerinin bu modern ve minimal tasarımları gerçekten çok yaratıcı. İngiliz genç sanatçı Matt Needle tarafından tasarlanan bu çizimler şu sıralar Haiti için satışa sunulmuş durumda. Herbiri ayrı güzel olan bu çizimlerin satışından elde edilen paranın yarısını Haiti' ye yardım olarak göndericek olan Matt Needle diğer tasarımlarıyla da çok genç olmasına rağmen ünlenmiş durumda. İlgilenenler için dünya çapında shipping sunuyor.
Herkesin çocukluğu ile ilgili hatırladığı, gördüğünde ortamdan kopup tekrar çocuk olduğunu hissetiği birşeyler vardır. Beni de böyle çocukluğuma yaklaştıranlar anılar arasında Benjamin var. Benjamin, o dönemde benim ve akranım olan çocuklar gibi izlemek için deliye döndüğümüz bir çizgi filmin(Moero! Top Striker a.k.a. L'École des champions) başrolündeki karakterdi. Kendisi futbol oynamayı çok seven çok küçükken babası ile İtalya'ya gelen bir Japondu. Zamanla kendini geliştiriyor, arkadaşlar ediniyor ve bir sürü maça çıkıyordu. Çizgi filmle ilgili hatırladığım bir sürü nokta var tabi ki ama birkaç tanesi gerçekten aklımdan çıkmıyor.
Eric adlı daha sonra arkadaş olduğu hatta kız kardeşi ile flört ettiği, çocukla birbirlerine şut çektikleri sahne. Önce Benjamin şut çekiyor, Eric hemen kurtarıyordu. Daha sonra Eric şutunu çekiyor ki bu onun özel şutu serap şutu' dur, Benjamin şaşırıyordu. Bu olaydan sonra Benjamin kendini geliştirip o da bir şut buluyordu. Hepimizin de aklına kazınan Akula vuruşu! Diğer bir aklıma kazınan nokta ise ilkokuldaydım ve sabah okula gitmeden önce nerdeyse 1 saate yakın, kalkardım sırf Benjamini izlemek için. Annem kahvaltıyı ağzıma zorla tıkardı ben gözümü ondan ayırmazdım. Tabi ki şuandaki gibi imkanlar olmadığı için bir kaçtı mı bölüm gidiyordu tüm çizgi film. Onlar da öle bir yaparlardı ki bir maç 4 bölüm sürerdi. Şöyle de bir konu var. Belki de bu yazıyı okuyanların aklına Tsubasa gelicektir. Ben Tsubasa'yı da severek izlerdim fakat, asıl bu olayın başlangıcı Benjamindir. Çünkü, hem önce çekildiğinden hem de karakterler tıpatıp aynı olduğundan Tsubasa, Benjamin sayesinde yaratılmıştır. Ayrıca Benjamin Fransız/Japon ortak yapımıdır. Jenerik videosu gerçekten herşeyi hatırlatıyor bana.
Sonuç olarak, Benjamin çocukluğumun en güzel parçalarından biridir. Şuanda resmini gördüğümde o zaman aldığım keyfi hala hissedebiliyorum. Benimle aynı heyecan yaşamış çocukluğunda ilk hatırladığı şeylerden biri Benjamin olanların yorumlarını bekliyorum.
Lolipopların çocukluk yıllarında kaldığını düşünenler gerçekten yanılıyorlar. Amerikan şirketi Lollyphile' in ürettiği bu lolipoplar Absinthe aromalı ve yetişkinlere özel. Partilerde, gece mekanlarında servis edilen bu lolipoplar artık yetişkin eğlence hayatının bir parçası olmaya adaylar. Diğer aromaların arasında Bourbon ve Irish Cream gibi ünlü içecekler de var. Bu Absinthe aromalı olan gibi birçok değişik aromalara sahip Lollyphile lolipopları dünya çapında üne sahip. Üstelik dünyanın çoğu yerine shipping hizmeti de sunuyorlar!
"Watchmen" filmini izleyenler hatırlar. Filmde Amerika'nın alternatif bir tarihi gösteriliyordu. Amerikanın tarihi boyunca girdiği ve kazandığı(!) önemli savaşların arkasında aslında bir çok süper kahramanın olduğu, hatta bazı savaşların sadece onların sayesinde kazanıldığı resmediliyordu. Ben filmi gördüğümde yaptığı tarihi eleştiriler yüzünden çok beğenmiştim. Alışılagelmiş süper kahraman filmlerine benzemiyordu. Uzun lafın kısası, bu gördüğümüz resim ve diğerleri "Watchmen" filmini aratmayacak türden. Agan Harahab adlı Endonezyalı bir sanatçı tarafından fotomontaj yöntemiyle meydana getirilen süper kahramanların eski tarihi fotoğraflarla birleşmesi gerçekten çok enteresan duruyor. Bazı resimler öyle oturmuş ve öyle gerçekçi ki insan bakmaktan kendini alamıyor.
Bu resmi gördüğümde çok gülmüştüm. Çok komik bir bakış açısına sahip. Hele Bill Gates'in Steve Jobs'tan kopya çekmeye çalışması süper.
Bu resim rus Andrey Gordeev adlı sanatçının komik çizimlerinden. Bir çok değişik konuda ve bir çok şirkete çizim yapan Andrey kendine has bir tarza sahip. Bu resmin yanında bir kamyon kiralama şirketi için yaptığı dünyanın çeşitli yerlerinden sürücülere ait o ülkeye has araba ve trafik çizimleri olan takvim de çok yaratıcı.